Archive for Mayıs, 2008



Demir EksikliÄŸi Anemisi

Salı 27 Mayıs 2008 @ 4:14 pm

Demir EksikliÄŸi Anemisi
Anemi (kansızlık) kan hastalıklarında en sık rastlanılan belirti olup kandaki Hemoglobin (Hb) düzeyinin beklenenden daha düşük çıkmasına denir.Anemi nedenleri arasında %90 ile Demir EksikliÄŸianemisi ilk sırayı almaktadır. Dünyada erkeklerin ortalama yüzde 20’si kadınların yüzde 35′i,gebe kadınların %50 si çocukların ise yüzde 40′ı anemiktir.GeliÅŸmiÅŸ ülkelerde 0-5 yaÅŸ arası çocuklarda Kansızlık yüzde 4-20 iken az geliÅŸmiÅŸ ülkelerde aynı yaÅŸ grubunda kansızlık oranı yüzde 80′lere kadar çıkmakta, ülkemizde ise bu oran %50 civarındadır.Demir eksikliÄŸi tüm yaÅŸ gruplarında özellikle 6-24 aylar arasında bebek ve çocuklarda aneminin en yaygın nedeni olarak kabul edilmektedir.

Hemoglobin kırmızı kan hücreleri (eritrosit) lere rengini veren ve oksijenin kanda taşınmasını sağlayan bir Proteindir. Demir ise hemoglobinin temel yapısına giren bir elementtir.Akciğerlerde alınan oksijenin hemoglobine bağlanarak dokulara aktarılmasında büyük önem taşır. Demir vücuda dışarıdan aldığımız gıdalar ve yıkılan hücrelerden açığa çıkan demirin yeniden değerlendirilmesi ile girmektedir.

Demir eksikliÄŸi anemisinin nedenleri:

  1. Yetersiz demir alımı:Gıdalarla dışarıdan alınan demirin yetersizliği halinde oluşur. Sosyo ekonomik düzeyi düşük toplumlarda, beslenme alışkanlıkları yanlış olan toplumlarda sık görülmektedir. Ek besinlere geç başlama, aşırı inek sütü kullanımı bebeklerde anemiye sebep olabilir.Vejeteryan beslenme, yanlış uygulanan zayıflama rejimleri, yeme bozuklukları da anemiye neden olan sebeplerdendir.
  2. Doğumla ilgili nedenler: Prematürelik, çoğul gebelikler anemiye neden olabilir.
  3. Demir gereksiniminin arttığı durumlar:Ülser kanamaları, kadınlarda adet kanamaları gibi akut veya kronik kan kaybı,paraziter enfeksiyonlar, özellikle yaşamın ilk yılı ve adelosan dönemi gibi hızlı büyüme dönemlerinde demir gereksinimi artmakta ve anemiler görülebilmektedir.
  4. Demirin Emilim bozuklukları Kronik ishaller, Kronik enfeksiyonlar ,Sindirim sistemi anomalileri , Malabsorbsiyon sendromu gibi demir emiliminin bozulduğu durumlarda anemi görülebilir.
  5. Kurşun zehirlenmesi: Özellikle sanayileşmiş toplumlarda özellikle akaryakıtta ki kurşunun havaya karışması ile oluşan kurşun zehirlenmelerinde demir eksikliği anemileri görülebilmektedir. Önlem olarak yiyeceklerin bol su ile yıkanması ve üzeri örtülü kaplarda saklanması önerilmektedir.

Belirtiler:
Hafif olgularda hafif solukluk dışında herhangi bir belirti vermeyebilir. Sadece yapılan kan tahlilleri ile tanı konulabilir. daha ağır olgularda iştahsızlık, sindirim bozuklukları, kabızlık, bazen ağrılı yutma gibi sindirim bozuklukları ortaya çıkabilir.

Tüm kansızlıklarda görülen çarpıntı, eforla oluşan nefes darlığı, başdönmesi, kulak çınlaması, halsizlik, çabuk yorulma görülebilir.

Hekim muayenesinde deri ve mukozalarda solukluk, dilde kızarma, kabarcık ve küçük çatlaklar görür. Ağır olgularda ağız köşelerinde çatlaklar ve dalak büyümesi görülebilmektedir.

Bazı hastalarda toprak yeme gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Tanı: Hekim muayenesi ile birlikte yapılacak kan tahlilleri tanı koydurur. Depo demir düzeylerini yansıtan serum ferritin düzeyi düşmüştür.Total Demir Bağlama Kapasitesi artmıştır. Kırmızı kan hücrelerinin boyutları küçük ve renkleri azdır. (mikrositer hipokrom).

Tedavi: Tedavi de en etkili ilaç demir sülfattır. 2 yaşından küçük çocuklarda kahvaltıdan yarım saat önce günde bir kez; 2 yaşından büyüklerde ise yemeklerden yarım saat önce günlük dozun 3 e bölünmesi önerilmektedir.Tedaviye ortalama 3 ay devam edilmelidir.Aşırı demir yüklenmesine neden olmamak için beş aydan daha fazla demir kullanılmamalıdır.

Bebeklerde demir eksikliğini önleme yolları:

  1. İlk bir yıl bebeğinizi Anne Sütü ile besleyin.
  2. Eğer anne sütü yetersiz ise bebeğinize demir le güçlendirilmiş mamalar verin.
  3. İlk 2-3 aydan sonra ek demir verin
  4. Çocuğunuzu demir içeriği zengin gıdalarla besleyin.
  5. 1-2 yaşındaki çocuğunzun içtiği inek sütünü günlük 500 ml ile sınırlayın. Daha fazlası aldığı demir içeriği fazla gıdalardan emilimi azaltır ve anemiye sebep olur.
  6. KurÅŸun zehirlenmesi olan bebeklere demir eksikliÄŸi de oluÅŸur.
  7. Bebeğinizi haftanın birçok günü demir içeriği zengin et, tavuk,balık, yumurta, fasulya ve kuru hububatlarla besleyin.
  8. Bebeğinize bol bol c Vitaminince zengin gıdalar verin (Portakal suyu vs.) C vitamini demirin emilimini arttırmaktadır.
  9. Çocuğunuzun kansız olduğunu düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza görünün. Doktorunuz yapacağı basit bir kan tahlilinden sonra gerekli demir preperatlarını size yazacaktır.



Telasemi

Salı 27 Mayıs 2008 @ 4:05 pm

Talasemi Nedir? Nasıl tedavi edilir?

Eski yunancada “Thalas” kelimesi deniz, “Emia” kelimesi anemi anlamına, “Thalasemia” ise Akdeniz anemisi anlamına gelir. Akdeniz bölgesinde ve göçlerle yayılarak dünyanın bir çok ülkesinde görülen kalıtsal kan hastalığıdır. D.S.Ö. (Dünya SaÄŸlık Örgütü) nün verilerine göre, tüm dünyada 266 milyon hemoglobinopati taşıyıcısının bulunduÄŸu vurgulanmaktadır.

1- Talasemi Major (Hasta Tip): Akdeniz anemisi olarak da bilinir. 3-4 aylıkken başlayan, sürekli kan nakli gerektiren çok ciddi bir kan hastalığıdır. Bu çocuklar kendileri için gerekli hemoglobini yeterli miktarda yapamazlar. Halsizlik, solgunluk iştahsızlık, huzursuzluk, karaciğer-dalak büyümesi sonucu karın şişliği, sık sık ateşlenme iskelet sisteminde değişiklik, yüz ve kafa kemiklerinden başlayarak kemiklerde değişiklik ve tipik bir yüz görünümü ortaya çıkar.Bu hastalar hayatları boyunca düzenli tedavi görmek zorundadırlar. Uygulanan tedaviler zor ve pahalıdır.

2- Talasemi İntermedia (Hafif Hastalık Tipi): Genellikle bir yaşından sonra tanı konulur. Taşıyıcılar gibi tamamen sağlıklı olmayan, kan gereksinimleri daha az olan hastalığın hafif tipidir.

3- Talasemi Minör (Taşıyıcı Tip): Bu bireyler tamamen sağlıklıdırlar. Eğer her iki ebeveyn Talasemi taşıyıcı ise her gebelikte %25 olasılıkla normal, %50 olasılıkla Talasemi taşıyıcısı, %25 olasılıkla Talasemi majör çocuk doğabilir. Eğer ebeveynlerden biri Talasemi taşıyıcısı ise doğacak her çocuk %50 ihtimalle taşıyıcı olabilir. Bu nedenle anne ve babaların çocuk sahibi olmadan önce Talasemi taşıyıcısı olup olmadıklarını bilmeleri önemlidir. Talasemi taşıyıcılarının büyük çoğunluğu bu hastalığı taşıdıklarını bilmezler. Ancak Talasemi majörlü bir çocuk sahibi olduklarında ya da özel kan testi yaptırdıklarında öğrenirler. Taşıyıcılık bulaşıcı değildir. Talasemi taşıyıcılığı bir hastalık değildir ve tedavi gerektirmez. Taşıyıcılık evlenmeye engel değildir. Ancak iki taşıyıcının evlenmesi halinde gebeliğin 10-11. haftalarında doğum öncesi tanı yapılabilir.

Talasemi Taşıyıcılığı Nedir?

Talasemi taşıyıcıları saÄŸlıklı görünen, hasta olmayan fakat hastalığı taşıyan ve çocuklarına geçiren kiÅŸilerdir. Antalya’da taşıyıcılık oranı %10 un üzerindedir. Yani 10 kiÅŸiden birisi talasemi taşıyıcısıdır. Her talasemili çocuÄŸun anne ve babası taşıyıcıdır. İki taşıyıcı evlendikleri takdirde doÄŸacak çocuÄŸun talasemili olma ihtimali %25 dir. Bu nedenle evlilik öncesi her genç talasemi taşıyıcısı olup olmadığını test yaptırarak öğrenmelidir.

Talasemi’nin iki talasemi taşıyıcısının evlenmesi sonucu oluÅŸacağını söylemiÅŸtik.

TeÅŸhis ve Tedavi

Talasemi hayatın ilk 4 - 12 ayı içinde belirtilerini gösteren bir hastalıktır. Hastalığın teÅŸhisi çocuk doÄŸduktan sonra konulabilir yada doÄŸmadan önce anne karnında prenatal tanı ile konulabilir. İki taşıyıcı çiftin taşıyıcı olduklarını bilmeleri hasta çocuÄŸun doÄŸmamasında büyük etken ve ÅŸanstır. Genelde aileler taşıyıcı olduklarını talasemi’li bir çocuk meydana getirene kadar bilmezler.Talasemi hastalığı daha çok Demir eksikliÄŸi anemisi ile karıştırıldığı için muhakkak uzman ekiplerce yapılmalıdır. Demir eksikliÄŸi anemisi tanısı konulan bi talasemi hastasına yanlış tedavi sonucu hastayı geri dönülmez yan etkilere sürükleyebilir hatta ölümüne sebebiyet verilebilir.




«« Previous Posts